Bir anket sonucunu okurken çoğu insan doğrudan parti sıralamasına bakar. Oysa o sıralamayı belirleyen en kritik karar çoğu zaman tabloda görünmez: kararsızların ne yapıldığı.
Önce sorun
Diyelim ki bir ankette 1.000 kişiye soruldu ve 150'si "kararsızım" ya da "söylemek istemiyorum" dedi. Geriye 850 kişi kalıyor.
Şimdi iki parti düşünün: biri 255 oy almış, öteki 238. Yüzde olarak sırasıyla 30,0 ve 28,0 — arada 2 puan var.
Ama bu yüzdeler 850 üzerinden hesaplandı. Yani "kararsızlar sanki hiç yokmuş gibi" davranıldı. Gerçekte 150 kişi var ve sandığa gidip bir şey yapacaklar.
O 150 kişinin yüzde 60'ı ikinci partiye giderse sıralama değişir. Yani anketin manşeti, ankette hiç ölçülmemiş bir davranış varsayımına bağlı.
"Kararsız" tek bir grup değil
Bu etiketin altında en az dört farklı insan var ve davranışları birbirine hiç benzemiyor.
Gerçekten kararsız olan. İki parti arasında gidip geliyor, seçime kadar da karar vermeyebilir. Bu kişi genelde sandığa gidiyor ve son anda karar veriyor.
Söylemek istemeyen. Kararı belli ama paylaşmak istemiyor. Sebebi çekingenlik olabilir, sosyal baskı olabilir, ankete güvensizlik olabilir. Bu kişinin oyu aslında bellidir — ölçüm onu yakalayamaz. Anket literatüründe buna çekingen seçmen deniyor ve genellikle o dönemde eleştirilen tarafa oy verenlerde daha sık görülüyor.
Sandığa gitmeyecek olan. "Kararsızım" diyor ama aslında hiçbirine oy vermeyecek. Bu kişiyi partilere dağıtmak, olmayan oyu var saymak demek.
Protesto konumundaki. Daha önce bir partiye oy vermiş, şu an kızgın, ama alternatifi de benimsemiyor. Bu grup seçim yaklaştıkça çoğunlukla eski tercihine dönüyor — ama tamamı değil, ve dönmeyen kısım seçimi belirleyebiliyor.
Dördü de aynı hücrede duruyor. Anketin "kararsız oranı" tek sayı olarak verildiğinde bu ayrım kayboluyor.
Anketler bunu nasıl çözüyor
Yaygın üç yaklaşım var, üçü de tartışmalı.
Dağıtmamak. Kararsızı tabloda ayrı bir satır olarak bırakmak. En dürüst yöntem, çünkü ölçülmemiş bir şeyi uydurmuyor. Dezavantajı: partilerin yüzdeleri seçim gecesi çıkacak sonuçtan düşük görünüyor ve okur karşılaştırma yapamıyor.
Orantılı dağıtmak. Kararsızları, karar verenlerin oranına göre bölüştürmek. Kolay ama zayıf bir varsayıma dayanıyor: "kararsızlar da tıpkı kararlılar gibi düşünüyor." Eğer öyle olsalardı zaten kararsız olmazlardı.
Geçmiş oya göre dağıtmak. Kişinin bir önceki seçimde ne yaptığına bakıp o yöne ağırlık vermek. Genelde en iyi sonucu veren yöntem, çünkü seçmen davranışının en güçlü yordayıcısı geçmiş davranışıdır. Ama bu da sadık seçmeni doğru, parti değiştireni yanlış tahmin ediyor — yani tam olarak seçimi belirleyen kesimde en zayıf.
Hiçbiri kesin değil. Önemli olan hangisinin kullanıldığının açıkça yazılması.
Bu sitede ne yapıyoruz
Oy Sandığı anketinde "Kararsızım" ve "Belirtmiyorum" ayrı iki seçenek olarak duruyor ve hiçbir partiye dağıtılmıyor.
Şu anki 60 katılımcıda 1 kişi kararsız, 2 kişi belirtmek istemiyor. Bunlar tabloda kendi satırlarında görünüyor.
İkisini ayrı tutmamızın sebebi yukarıdaki ayrım: "kararsızım" diyen kişi gerçekten karar vermemiş olabilir, "belirtmiyorum" diyen kişinin kararı büyük ihtimalle belli. Tek seçenekte birleştirseydik bu bilgiyi kaybederdik.
Dağıtmama tercihinin bedeli var: sitedeki yüzdeler, kararsızları dağıtan anketlerden düşük görünüyor. Ama alternatifi, ölçmediğimiz bir şeyi tahmin edip sonucun içine karıştırmaktı.
Neye bakmalı
Bir anket sonucu okurken sorulacak üç soru:
Kararsız oranı kaç? Yazılmıyorsa, tablo eksik demektir.
Dağıtıldı mı, dağıtıldıysa nasıl? "Kararsızlar dağıtıldıktan sonra" ibaresi varsa yöntemin ne olduğu da yazmalı.
İki tablo birden var mı? İyi anketler ham sonucu ve dağıtılmış sonucu birlikte verir. Okur ikisini karşılaştırabilir.
Bu üçünü yazmayan bir anket, sonucu değil sonucun yorumunu yayımlıyor demektir.
Katılım büyüdükçe bu sitede kararsız kesimin nasıl davrandığını da izleyebileceğiz — çünkü ankette 2023'te kime oy verildiği de soruluyor. "2023'te bir partiye oy verip bugün kararsız olan" grubun büyüklüğü, siyasetteki hareketin en erken göstergelerinden biri.
Anketin şu anki durumu ve neyi gösterip göstermediği ayrı bir yazıda, yöntemin tamamı metodoloji sayfasında.